Başkonsolosluğumuzca düzenlenen iftar daveti

Ahmet AKINTI 13.06.2017
Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Kıymetli Başkanları ve Temsilcileri,
Sayın Ataşelerim ve Muavin Konsoloslarım,
Türk basınını güzide mensupları,

Mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Başkonsolosluk olarak düzenlediğimiz iftar soframızı davetimize katıldığınız için teşekkür ediyor ve hepinizi sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum. Ayrıca, iftar soframız vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan 1,7 milyar Müslüman için yılın en kutsal günlerini içine alan Ramazan ayı, insanların manevi iç huzur hissettikleri, kendileriyle ve nefisleriyle hesaplaştıkları, oruç yoluyla ruhlarını ve bedenlerini terbiye ettikleri bir zamandır.

Ramazan, aynı zamanda sevgi, hoşgörü ve merhamet hislerinin yoğun şekilde yaşandığı, dargınlıkların ve küskünlüklerin sona erdirildiği, insanların birbirlerini daha yakından tanıyıp anladıkları, iyilikler ve güzelliklerle dolu bir aydır.

İslam dünyasının her yıl sabırsızlıkla beklediği ve “11 ayın sultanı” olarak adlandırdığı Ramazan ayına bu yıl da hep birlikte erişmiş olmanın mutluluğunu ve huzurunu yaşıyoruz.

Ne var ki, bugün İslam coğrafyasında pek çok insanın aynı huzur ve mutluluğu yaşadığını söyleyebilmek maalesef mümkün değildir. Savaş ve çatışma ortamlarının hüküm sürdüğü pek çok İslam ülkesinde milyonlarca insan Ramazan ayına bu sene de can korkusu, açlık ve endişeyle girdiler. Keza, ülkelerindeki savaşlardan kaçmak zorunda kalan milyonlarca Müslüman mülteci de, Ramazan ayını yurtlarından ve sevdiklerinden uzakta, içleri buruk bir şekilde hüzünle muhtelif ülkelerdeki mülteci kamplarında karşıladılar.

Savaş ve çatışma yaşanan İslam ülkelerinin en kısa sürede barış ortamına kavuşmaları ve buralarda yaşayan Müslümanların bundan sonraki Ramazan aylarını huzur ve güven içerisinde idrak etmeleri en içten temennimizdir. Bugün, gönüllerimiz ve dualarımız bu dindaş ve kardeşlerimizle beraberdir.

Değerli Misafirlerimiz,

Almanya’da yaşayan üç milyonu aşkın ve Baden-Württemberg Eyaleti’nde yaşayan beş yüz bini aşkın Türk’ü iki ülkeyi birbirine bağlayan en önemli insani bağ ve güçlü bir köprü olarak görüyoruz. Sizlerin huzurunuz ve esenliğiniz bizim en öncelikli meselemizdir. Buradaki Türk toplumunun hak ettiği yere gelebilmesi ve hak ettiği saygıyı görebilmesi, sosyal haklarını tam olarak alabilmesi, kamu görevlerinde, akademik dünyada ve siyasi hayatta daha fazla yere sahip olabilmesi için daha çok çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Ekonomi ve ticaret alanında çok başarılı işadamlarımız ve Türkler tarafından kurulmuş çok başarılı küçük ve orta ölçekli işletmeler var. Tabiatıyla bu işadamlarımızın başarıları bizim göğsümüzü kabartıyor. Ancak, buradaki Türklerin hayatın her alanında her alanda çok daha başarılı olmaları için birbirleriyle daha fazla dayanışma içinde olmaları ve genç nesillerin de büyükleri tarafından başarı yolunda daha iyi eğitim almak için teşvik edilmeleri gerekir. Şu unutulmamalıdır ki, iyi bir diploma veya iyi bir meslek eğitimi, iş hayatına iyi bir başlangıç için gerekli bir anahtardır. Ayrıca, çocuklarımızın hem Türkçe’yi hem de Almanca’yı çok iyi bilerek çift dilli yetişmeleri için de onlara destek olmalı, her türlü imkanı sunmalıyız. Güzel anadilimizi, Türkçemizi korumak ve sonraki nesillere aktarmak için toplumsal farkındalığa sahip olmalıyız.

Değerli misafirler,

Toplumumuzun kendi öz benliğini, milli, manevi ve kültürel değerlerini kaybetmeden Alman toplumunun bir parçası olarak varlığını devam ettirebilmesi için siyasi katılımın sağlanmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de, Türklerin yerleşik Alman siyasi partilerinde yerel, eyalet ve federal düzeyde olmak üzere her düzeyde siyasete katılmaları halinde bir farklılık yaratmalarının mümkün olduğu kanaatini taşıyorum. Bu vesileyle, Eylül 2017’de düzenlenecek olan federal milletvekili seçimlerini hatırlatmak istiyorum. Geçtiğimiz dönemde vatandaşlarımızın Türk seçimlerinde oy kullanmaya yönelik ilgisinin giderek arttığını gözlemledik. Aynı şekilde, Alman vatandaşı olan Türklerin de Almanya’daki söz ve karar haklarını kullanabilmeleri için Alman seçimlerine yönelik ilgilerinin ve katılımın da yüksek olması önem taşımaktadır. Bu şekilde; Türklere, göçmenlere, mültecilere, Müslümanlara, yaşlılara, çocuklara yönelik politikaların ve projelerin üretilmesinde daha fazla söz hakkına sahip olabileceğinizi unutmayın.

Ayrıca bu vesileyle şunu da belirtmek istiyorum. Son dönemde Almanya’da artan yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı buradaki toplumumuzu huzursuz etmektedir. Bireylere, camilerimize, mezarlıklara, derneklere, marketlere ve muhtelif diğer Türk hedeflerine yapılan fiili ve fiziki saldırılar bu huzursuzluğu ve endişeyi bir kat daha artırmaktadır. Alman makamlarının kimi olaylarda bu saldırılara karşı çok hassas davrandıklarını ve gerekli tedbirleri aldıklarını, failleri yakaladıklarını görmek bizi memnun etmektedir. Ancak, olayların büyük kısmında failler bulunamamaktadır. İnsanlarımızın karşılaştıkları yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı ve günlük hayatlarındaki ayrımcı muamelelerin önünün alınmasında gerekli çalışmaların yapılmasına, kurumsal mücadele için gerekli yapıların kurulmasına ve ayrıca saldırıların faillerinin bulunarak adalet önüne çıkarılmasına yönelik beklentimizi ve taleplerimizi her fırsatta Alman makamlarına iletiyoruz. Ancak bu noktada şunu da hatırlatmak istiyorum: Bu tip hoş olmayan vakalarla daha etkin mücadele edebilmeniz ve sesinizi daha gür bir şekilde duyurabilmeniz için örgütlü olmanız ve daha yakın işbirliği ve dayanışma içinde olmanız çok önemlidir. Ancak bu şekilde gelişmelere yön verme ve gidişata müdahale etme imkanına kavuşursunuz.

Sözlerime son vermeden önce, bu mübarek gün vesilesiyle, devletimizin kurulmasında emeği geçen ve ebediyete intikal eden Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi, adları üç dört harfli olan tüm lanet olası terör örgütleriyle mücadele ederken hayatlarını kaybeden değerli vatan evlatlarını ve FETÖ örgütünün düzenlediği 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında vatanımızın birliği ve demokrasimizin korunması yolunda canını fedakârca ortaya koyan aziz şehitlerimizi buradan bir kez daha minnet ve rahmetle anıyor, cesur gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Değerli misafirler,

Biraz sonra Din Hizmetleri Ataşe Vekilim Eyüp San tarafından okunacak Kuran tilaveti, Türkçe meali ve Ezan’dan sonra oruçlarımızı açacağız. Bu akşamki iftar soframıza katılan siz değerli dostlarımıza ve basın mensuplarına teşekkürlerimi sunuyor, Ramazan ayının dostluk, dayanışma ve kardeşlik bağlarının pekişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.

Bu vesileyle, şimdiden sizlerin ve tüm sevdiklerinizin Ramazan Bayramını kutlamak istiyorum. Allah hepimizin oruçlarını kabul etsin! Afiyet olsun!

Montag - Freitag

08:30 - 17:00

25.12.2017 1. Weihnachtstag
26.12.2017 2. Weihnachtstag
01.01.2018 Neujahr
30.03.2018 Karfreitag
02.04.2018 Ostermontag
01.05.2018 Tag der Arbeit
10.05.2018 Christi Himmelfahrt
21.05.2018 Pfingstmontag
31.05.2018 Fronleichnam
15.06.2018 1. Tag des Ramadanfestes
21.08.2018 1. Tag des Opferfestes
03.10.2018 Tag der Deutschen Einheit
29.10.2018 Tag der Gründung der Republik Türkei
01.11.2018 Allerheiligen
25.12.2018 1. Weihnachtstag
26.12.2018 2. Weihnachtstag